NEDEN İNANIRIM ?

 

NEREDEN BAŞLASAM, NASIL ANLATSAM...

 


“ İlim bir nokta idi. İnsanlar onu çoğalttılar. „

Hz. ALİ (r.a.)


Kardeşlerim !

Bu denli geniş kapsamlı ve girift muhteviyata sahip, her açıdan detaylı olarak incelenmesi, ancak yüzlerce ciltlik bir ansiklopedi seti marifetiyle mümkün olabilecek bir konu bütününü, uzun yazıları okumaktan hiç hazzetmeyen, hızlı tüketim kültürüne alışmış modern çağın dijitalleşmiş genç idrakine ne şekilde nakşedileceği, üzerinde çok düşündüğüm bir husustu. Bu ilk girizgah cümlesi bile bazıları için çok sıkıcı ve kompleks gelmiş olabilir örneğin.



Bu sebepledir ki popüler kültüre ait konular üzerinden ilerleyen ve okuyuşu kolaylaştırıp anlamı pekiştirmeye yönelik bol görsellik içeren bir tema belirledim. Sitede vakit geçirecek her okuyucunun farklı öncelikleri ya da takıldığı farklı konular olduğundan her kavramı aşırı biçimde detaylandırıp örneklendirmek hem konu bütününden sapmaya hem de metnin fazlasıyla uzamasına sebep olacağından, ana tema içinde yer alan kimi hususlara bazen sadece bir kişi ismi ile bazen bir kitap adı ile ya da bir kavramla değindim.  Benim asıl amacım size resmin bütününü göstermek olduğundan, daha fazla bilgiye ihtiyaç duyabileceğiniz detay konuların anahtar kelime ve kavramlarını ile farklı konular arasında ki bağlantıyı sunmakla yetineceğim.

Sizden ricam sitede yazılanların tamamını okumanız. Bunu iki açıdan rica ediyorum. Birincisi belirttiğim gibi konu kapsamı çok geniş olduğundan, kafamda tasarladığım, kavrayışı kolaylaştırmaya yönelik,  anlamsal olarak birbirini tamamlayarak devam eden akış planına göre aklınıza takılan kısımlara farklı noktalarda temas etmiş olabilirim. Bazen asıl kafanızı kurcalayan sorunun cevabı ilerleyen bölümlerde olabileceği gibi bazen de "bu adam ne anlatıyo ya" diyeceğiniz bir konu için ilerleyen bölümlerde "hmm demek bunun altyapısını hazırlıyormuş" diyebilirsiniz. İkincisi ise belli bir noktada, fikren bir yaratıcının varlığına ve islamın hak din olduğuna kanaat getirmenin yeterli olmaması. Çünkü asıl olan Allah'ın bizden inanmamızı istediği biçimde inanmak. Sanırım bu noktada cehenneme gidecek insanların bir kısmının da kendini müslüman zannedenler olacağının altını çizmek gerekli.



Üzerine farz olan tebliğ vazifesini ifa etmeye çalışan günümüz müslümanlarının en büyük yanlışı inanç problemi yaşayan bir insana salt Kuran- Kerim eksenli argümanlar sunmasıdır. Oysa kutsal kitabın kendisi ile ilgili şüpheleri olan biri için bu argümanları sürekli pekiştirmenin sonucu kısır döngüden fazlası olmayacaktır. O zaman bize düşen de büyük sözü dinlemek olmalıdır;


“ Dünle beraber gitti düne ait ne varsa cancağızım, artık yeni şeyler söylemek lazım „

Hz. MEVLANA (k.s.)


Söylenilmesi gereken bu yeni şeylerin, getirilmesi gereken yeni yaklaşımın ne olduğu üzerine kafa yorarken şu Ayet-i Kerime dikkatimi çekti.



Rabbimizin bizleri şeytanın adımlarını izlemememiz konusunda uyardığı bu Ayet-i Kerime bende, bu adımları izlemek yerine onların izini sürme fikrini oluşturdu. Yani Hakkı Hak ile değil de batıl ile anlatmak. Birine ışığı anlatmanın bir yolunun da ona karanlığı göstermek olduğu aşikardı. Dolayısıyla bu adımların geldiği ve gittiği istikameti, yani şeytani aklı ve şeytani sistemi deşifre edersem bu aynı zamanda Hakkın da tüm gerçekliği ile gün yüzüne çıkması olacaktı.


“ Küfrün kaynağını bilmeyen, gerçek imanda olamaz. „

Hz. Muhiddin İbn ARABİ (k.s.)


Küfrün kaynağını ve metodolojisini deşifre etme hedefini kendimize koyduk. Bu noktadan hareketle bahsedeceklerimin genel bir kompozisyonu olan sembollerle, mesajlarla, algı manipülasyonlarıyla dopdolu bir video ile başlayalım. 



Videoyu izlediniz. Muhtemelen kendinizi hem çok şey hem de hiçbir şey anlamamış hissediyorsunuz. Sunum boyunca biriktireceğimiz bilgiler doğrultusunda ileride bu videonun da analizini de yapacağım inşallah. Sebat edip okumayı tamamladığınızda, pek başka yerden duyamayacağınız bilgiler ışığında dünyaya bir daha asla aynı gözle bakamayacağınız konusunda Allah'ın izniyle iddialıyım.

Ancak öncelikle zihinlerimizin içine hapsedildiği hipnoz halinden sıyrılabilmesi, kendini tanıyıp bilebilmesi ve dünyaya farklı bir perspektifden bakabilecek berraklıkta bir forma kavuşabilmesi için algı, bilgi ve yargı kavramlarından başlayıp açılacak yeni kapılardan geçerek ilerleyeceği bir serüvene çıkmayı elzem görüyorum.  

Şimdi gelin Matrix filminde Morpheus'un Neo’ya söylediklerini hafızamızda tutarak yap-boz'umuzun eksik parçalarını toparlamak için beyaz tavşan'mızın peşine takılalım. Ne diyordu Morpheus Neo’ya :

“Bu senin son şansın. Artık geri dönüş yok. Mavi hapı alırsan hikâye sona erer. Yatağında uyanırsın ve inanmak istediğin her neyse ona inanırsın. Kırmızı hapı alırsan harikalar diyarında kalırsın. Ben de tavşan deliğinin gittiği yerleri sana gösteririm… Unutma, sana vaat ettiğim tek şey gerçek, daha fazlası değil…”


ALGI & BİLGİ & YARGI


Tavşan deliği, yolculuğun sonunda sizi tekrar bu noktaya getirdiğinde hipnoz halinden çıkmış, aklının iplerini eline almış, algı ve manipülasyonlardan sıkılıp ve hakka yani mutlak doğru bilgiye susamış bir birey olarak dünyaya bambaşka bir gözle bakmaya hazırsınız demektir. 


NEDEN İNANIRIM ? (1)

  HER ŞEYİN TEORİSİ   Kardeşlerim ! Irktan, milliyetten, sosyal gelişmişlikten ya da zeka seviyesinden bağımsız olarak insan aklının ürettiği temel sorular hep aynıdır. Ben kimim ?   Neden buradayım ?  …
Okumaya devam et ...

NEDEN İNANIRIM ? (2)

[BAKARA 204-206]  İnsanlardan öylesi de vardır ki, dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider. Bir de kalbindekine (Sözünün özüne uyduğuna) Allah’ı şahit tutar. Hâlbuki o, düşmanlıkta en amansız olandır.O, (senin…
Okumaya devam et ...

NEDEN İNANIRIM ? (3)

Hele bir de 16. yüzyılda Martin Luther ve John Calvin (Yahudi Ansiklopedisince, Encyclopedia Judaica, muhetemelen yahudi oldukları belirtilir) tarafından icat edilen protestanlık mezhebine bağlı Evanjelizm kolu vardır ki bunların tamamen…
Okumaya devam et ...

NEDEN İNANIRIM ? (4)

  Örneğin yukarıda bahsettiğimiz kütle çekim kanunun kaşifi ve kuramcısı Isaac Newton'ın diğer yandan kabalist kimliği ile kitab-ı mukaddesten şifreler çıkartmaya çalıştığını, maji (büyü) ile uğraştığını ve simya ile uğraşarak…
Okumaya devam et ...

NEDEN İNANIRIM ? (5)

[ENAM 116] Yeryüzündekilerin çoğunluğuna itaat edersen seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar, sadece tahminde bulunurlar. Haritada yer alan Filistin-İsrail arasında ki toprak dengesinin yıllara göre değişimlerini çok iyi…
Okumaya devam et ...

NEDEN İNANIRIM ? (6)

NEDEN BURADAYIM ? NEDEN VARIM ? NİÇİN YARATILDIM ? İman, akıl hududu içinde olanların, akıl dışında ki bir kaynaktan geldiğinin şuuruna erebilmektir. İlim, akıl hududu içinde ki tabii, ruhi ve…
Okumaya devam et ...

NEDEN İNANIRIM ? (7)

h felsefecilerin kimi zaman burunlarinin ucunu goremeyecek kadar kor olduklarini gosteren iddia.neden korler, cunku bu iddiayi ortaya atmadan once bir bot ile oturup muhabbet etmemisler, ben ettim iste sonuclar.1. her…
Okumaya devam et ...

NEDEN İNANIRIM ? (8)

    Şu ana kadar birbirinden çok farklı kitaplar okumuş olabilirsiniz. Felsefeden bilime kadar uzanan geniş bir konu yelpazesinde gezinmiş, ya da romandan araştırmaya kadar pek çok farklı kitap türünü…
Okumaya devam et ...