EMİRLER, YASAKLAR VE ŞERİAT

 

BAKARA 30

Düşün ki bir vakit Rabbin meleklere: «Muhakkak Ben, yeryüzünde bir halife tayin edeceğim.» dediğinde onlar, «Biz seni tesbih ve takdis edip dururken orada fesat çıkaracak ve kanlar akıtacak bir yaratık mı yaratacaksın?» dediler. «Her halde Ben sizin bilmeyeceğiniz şeyleri bilirim!» buyurdu.


Kardeşlerim binlerce yıllık tarihinden bugününe uzanan bir perspektifte yeryüzünde yaşamanı devam ettiren insanlığa baktığınız da "İnsan nedir ?" ve İnsanlık (medeniyet) nedir ?" sorularına vereceğiniz cevaplar ne olacaktır. Eğer iyi bir gözlemci ve okuyucu iseniz bu sorulara benim vereceğim şu cevaba itiraz etmeyeceksinizdir.

İnsan, bir arada olmak ve yaşamaktan haz alan dahası buna muhtaç olan, sahip olduğu gelişim ve yenilik tutkusuyla sürekli olarak yeryüzünü imar ve inşa etmeyi arzulayan, bu uğurda en küçüğünden (kabile) en büyüğüne (imparatorluk) sistemler kuran paylaşımcı ve sosyal, sonra da ellriyle kurduğu bu sistemleri yıkıp yok edecek her türlü icraati de aynı hevesle işleyen bencil ve asosyal bir varlıktır.


https://www.sbs.com.au/news/women-seen-as-sex-objects-scientific-studies


[BAKARA 204-206]

 İnsanlardan öylesi de vardır ki, dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider. Bir de kalbindekine (Sözünün özüne uyduğuna) Allah’ı şahit tutar. Hâlbuki o, düşmanlıkta en amansız olandır.O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır...


[NİSA 118-119]

 Allah o şeytana lanet etti. Ve o da: «Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım, ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah'ın yaratışını değiştirecekler» dedi. Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o, apaçık bir ziyana uğramış olur.


Kardeşlerim Rabbimiz'in bizleri, sözleri ile kulaklarımızı okşayan fakat gizli kapaklı eylemleri ile gıdayı ve insan neslini yok etmeye  uğraşan bir güruh hakkında uyarmakta olduğunu söylemiştik.

Petrolü kontrol edersen ulusları, gıdayı kontrol edersen insanları kontrol edersin.

HENRY KISSINGER

Yaklaşık 50 yıldır Beyaz Saray' a demir atmış olan gölge başkan yahudi Henry Kissenger'in sözlerinden de anlayacağımız üzere bu ifsadçı çete efendileri şeytandan aldıkları direktifler doğrultusunda Allah'ın yarattıklarını değiştirmek için laboratuvarlarda gece gündüz çalışmaya devam etmektedir. Bu çalışmalar neticesinde elde edilen transgenetik yani daha bilinen adıyla genetiği değiştirilmiş organizmalar fast food zincirleri vs. vasıtasıyla bizlere servis edilmektedir.

Not : Bu adamın hayatını biraz araştırdığınızda nasıl bir ruh hastası olduğunu anlamanız çok zaman almaz. Ve bu adam Nobel Barış Ödülü sahibidir. Şu bile nasıl bir dünyada yaşadığımızın kanıtıdır.


GDO' lu tohum konusunda tekel olan ve en büyük müşterilerinden biri Coca Cola olan trilyon dolarlık firma Monsanto'nun ürünlerinin kanserojen olduğun defalarca ispatlanmıştır. Konu detaylı ve uzun olduğu için ayıla bayıla yediğiniz fast food vs. gıda sektörünün ardında nasıl şeytani bir düzenin olduğunu görmeniz için sizlere Food.Inc isimli belgeseli ve Deccal Tabakta isimli kitabı önererek devam ediyorum.

Gıdayı ifsad edenlerin nihai amaçlarının başında nesli yok etmek olduğunu ayeti kerimeden öğrenmiştik. Duyunca şok olur musunuz bilmem ama yapılan araştırmalara göre son 40 yılda batıda yaşayan erkeklerin boşalma başına toplam sperm sayılarının düşüş tam % 59,3 . Bununla birlikte Asya, Afrika gibi şeytani çetenin şerlerinden nispeten uzak kalan bölgelerde ise kaydadeğer bir düşüş gözlenmemiş. Yorumu size bırakıyorum.

Sperm Araştırması

 Biz durumun ciddiyetini yeni yeni kavrasak da gerek Ayet-i Kerime'lerde gerekse Hadis-i Şerif'lerde haram oldukları belirtilen şeyleri kesinlikle tüketmemiz gerektiği bizlere birçok kez ihtar edilmiştir. Burada şunu bilmek gereklidir ki haramlık kavramı sadece domuz vs. gibi belli başlı kalemler ile sınırlı değildir. Sağlığa zararlı maddelerden faiz, dolandırıcılık, hile hurda, kul hakkının gaspı vs. her türlü şekilde elde edilmiş yiyecekler de aynı şekilde haramdır.


RESULÛLLAH (S.A.V.)

“Öyle bir zaman gelecek ki, kişi helâlden mi haramdan mı kazandığına aldırmayacak!”

(Buharî, Büyû; 7)


RESULÛLLAH (S.A.V.)

Öyle bir zaman gelecek ki bütün insanlar ribâ (faiz) ile iş yapacak. Ondan sakınanlar dahi tozuna bulaşmak durumunda kalacaklar.”

(Nesâî, Büyû 2; İbnu Mâce, Ticârât 58; İbn Hanbel, Müsned, IV, 494; Beyhakî Sünen, IV, 275) 


Tam olarak içinde bulunduğumuz zamanları tarif eden bu hadisi şeriflerden sonra soralım. Olayın sağlık yönünü bir kenara bırakırsak haram olan veya haram yollardan elde edilmiş gıdaların tüketiminin yasaklanmış olmasında ki başkaca hikmetler nelerdir ?

Soruyu cevaplayabilmek için konuyu birkaç soru daha sorarak açalım. Ekini bozduğunuza göre insanlığı ve toplumu ifsad edip nesli yok etmek için öncelikli olarak mutlaka ama mutlaka ifsad etmeniz gereken kavram nedir ? İşe nereden başlamanız gerekmektedir ? Sosyoloji ilminden birazcık haberdar olanlar için cevap basit olmalıdır. Tabi ki aile. Peki aile kurumunu ifsad etmek isterseniz öncelikli olarak dejenere etmeniz gereken nokta nedir ? Kadın-Erkek ilişkisi.


RESULÛLLAH (S.A.V.)

Benden sonra erkeklere kadınlardan daha zararlı bir fitne (sebebi) bırakmadım.

(Buhârî, Müslim, Tirmizî, İbnu Mâce)


RESULÛLLAH (S.A.V.)

…Kadınlara kapılmaktan korunun. Çünkü İsrailoğullarında ilk fitne kadınlar yüzünden çıkmıştır.

(Müslim, Tirmizî, İbnu Mâce)


 Yahudilik ve hristiyanlıkta kadın hor ve hakir görülmüş kadınların erkeklerin başına gelen kötü şeyleri sorumlusu olduğu düşünülmüştür. Zaten bugünkü hristiyanlık, Pavlus isimli yahudinin marifetiyle Hz. İsa'nın (a.s.) getirdiği ilahi vahyin bozulmasıyla ortaya çıkmıştır. Baruch Efrati isimli hahamın da itirafıyla hristiyanlığa ait tüm kıssalar 1. ve 15. yüzyıllar arasında yaşamış yahudi hahamlarca yazılmıştır. Konumuz ile ilgili olarak sözün özü şudur ki hristyanlığın kadına karşı bakışının temelinde yahudi zihniyeti yatmaktadır. Yasak ağacın meyvesini yiyenin Havva olduğundan hareketle kadının insanı yoldan çıkartan bir şeytan olduğu düşünülmüştür.



Vermiş olduklarım ile birlikte diğer bazı hadisi şerifler üzerinden islamın da kadını hakir gördüğü yalanı türetilir ki bu tamamen komiktir. Örneğin cahiliye dönemi arapları da kız çocuklarını utanç sebebi olarak görüyor ve diri diri toprağa gömüyorlardı. Oysa rahmet Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) işte böyle bir ortamda kızı Hz. Fatıma'yı (r.a.) ya da torunu Hz. Ümame'yi (r.a.) omuzlarına alıp Mekke sokaklarında dolaşıyor, islamın kadına verdiği değeri gösteriyordu.


RESULÛLLAH (S.A.V.)

Mü’minlerin îmân bakımından en mükemmeli, huyu en iyi olanıdır. Hayırlınız, kadınlarına karşı hayırlı olanlardır.

(Tirmizî, Radâ` 11. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Sünnet, 15; İbni Mâce, Nikâh 50)


Dolayısıyla tabi tutulduğumuz imtihanın sonucunda iman sahibi olduktan sonra kadın ya da erkek farketmeksizin gideceğimiz cennet aynı cennet olacaktır.


[TEVBE 72]

Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara devamlı kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetler, Adn cennetlerinde hoş meskenler vaad etmiştir. Allah'ın rızası için en büyük mükâfattır. İşte büyük kurtuluş budur.


Hatta annelik hususu işin içine girince kadın erkeğin çok daha önünde bir konuma yerleşmektedir. Öyle ki dinimiz o cennetleri annelerin ayaklarının altına sererek cennete kavuşmak isteyenlerin annelerinin de razılığını kazanması gerektiğini bizlere haber vermiştir.


EBU HUREYRE (R.A.)

Bir adam, Rasulullah' a (s.a.v.) geldi ve:  "İnsanlar arasında kendisine en iyi davranmam gereken kimdir?" diye sordu.

Rasulullah (s.a.v.) buyurdu:  “Annen’dir.”

Adam: "Sonra kimdir?" dedi.

Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:  “Annen’dir.”

Adam:  "Sonra kimdir?" dedi.

Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Annen’dir.”

Adam:  "Sonra kimdir?" dedi.

Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:  “Baban’dır.”

(Buhari 13/5974, Müslim 2548/1)


RESULÛLLAH (S.A.V.)

Cennet annelerin ayakları altındadır.

(Nesâî, Cihad, 6)


Bu noktada şunun farkına varmış olmalıyız. İslamiyet kesinlikle kadına temizlik,bulaşık gibi ev işlerini yapmayı şart koşmamıştır. İslamiyetin kadına yüklediği temel misyon anne olmaktır. Ama bu annelik, bir çocuğun altını değiştirip karnının doyurmanın çok ötesinde bir muhteviyata sahip olmayı gerekmektedir.


İmtihanın temel düsturu olarak Rabbimiz bizleri nefsi bazı zaafiyetler ile yaratmıştır. Kadının zaafiyeti şeytanın hile ve desiselerine daha kolay kapılmaktır. Erkeğin zaafiyeti ise kadındır.

Örneğin domuz eti ve yağının haram olması ile ilgili necis (pis) şeyler tüketmesi ve eşini kıskanmaması genel geçer bir ifade olarak herkesin dilindedir. Evet gerçekten domuz eti bünyesinde insan sağlığı için pek çok sakınca barındırmaktadır. Ama olayın çok daha farklı bir yönü daha vardır. Domuz yağının cinsel hormonlar ve sperm kalitesine direk etki eden A ve E vitaminlerini çok olumsuz şekilde etkilemesidir. Bunun sonucu olarak cinsiyete has hormonların salgılanması sekteye uğramakta ve kadınlar erkekleşmekte, erkekler ise kadınlaşmaktdır.

RESULÛLLAH (S.A.V.)

Erkekler erkeklerle,kadınlar kadınlarla yetindiklerinde..kıyamet yaklaşmış olacaktır...
(Ramuz-El Ehadis, 448/8;)