NEDEN İNANIRIM ? (8)

 

 

Şu ana kadar birbirinden çok farklı kitaplar okumuş olabilirsiniz. Felsefeden bilime kadar uzanan geniş bir konu yelpazesinde gezinmiş, ya da romandan araştırmaya kadar pek çok farklı kitap türünü elden geçirmiş olabilirsiniz. Ama burada okuyacaklarınız daha önce okuduğunuz hiçbir kitap türüne dahil değildir. Sürükleyici ve karışık bir macerayı konu edindiği için bir romana benzetmek belki mümkündür ama konular ve kahramanlar hayali olmadığı, her şey gerçek olaylara dayandığı için bir roman da sayılamaz. Belki bir araştırma olarak da görülebilir ama araştırmaların belirli ve dar kapsamlı konuları olur. Bir ideolojiyi, bir partiyi ya da bir sosyal olayı incelerler. Oysa burada, görünüşte birbirinden çok farklı olan ve tarihsel açıdan aynı kategoriye konamayacak olayları inceleyeceğiz. Önemli olan nokta da zaten budur. Çünkü ana fikir, tarihsel olayların arkasında, yüzeysel bir bakışla farkedilemeyecek bazı gizli gerçekler olduğudur. Birbirinden bağımsız gibi gözüken olaylar, gerçekte çok önemli bazı bağlantılara sahip olabilirler. Ve bu bağlantıları keşfedip, küçük parçaları birleştirerek dev bir bütüne ulaşmak mümkündür. Bu site, işte bu küçük parçaları birleştirerek dev bir bütüne ulaşmakta, Antik Sümer ve Mısır’dan, Ortaçağa, oradan da günümüze uzanan dünya tarihinin içindeki gizli bir dinamiği ortaya çıkarmaktadır. Bu dinamik, bugün yaşadığımız hemen her türlü dini, sosyal ve siyasi olaylarda da etkilerini göstermektedir.

Cevabını aradığımız temel soru, mevcut “seküler” (din dışı) dünya düzeninin kimler tarafından ne amaçla kurulduğu ve hala kimler tarafından ne amaçla sürdürüldüğüdür. Bu sorunun cevabının bulunması site içeriğinin özümsenerek okunmasıyla mümkün olabilir. Bu yapıldığı takdirde, dünya tarihinin ve çağımızdaki önemli olayların arkasındaki gerçekler, gizli oldukları sis perdesinin ardından birer birer ortaya çıkmaya başlarlar.



Yine nasıl oluyor da İran denilen “çakma” müslüman devlet, sabahtan akşama küçük şeytan dediği İsrail’e tarihinin hiçbir döneminde fiske dahi atmıyor ama Irak'ta, Yemen'de, Suriye'de müslüman kanı döküyor. Ve yine nasıl oluyorda kısaca İslamcı Cihad Devleti (DAEŞ) denilen blackwater vb. Amerikan menşeili paralı askerlerce koordine edilen kukla kafirler, tüm dertlerinin İslam’ın zaferi olduğunu iddia ettiği halde bu kadar zulüm işleyen israil’e tek kurşun atmıyor da, mütemadiyen müslüman boğazlıyor. Ki bu örgütün kuranın Obama yönetimi olduğunu Donald Trump itiraf ediyor. Ve neden ABD Genelkurmay Başkanlığı hepi topu 3-5 pikaplı çapulcudan ibaret olan bu barbarlar ile mücadelenin dünyanın en ağır silahlarına sahip ülkerinin oluşturduğu koalisyon gücüne rağmen 20 sene süreceğini beyan ediyor. Ve neden tüm dünyada müslümanlar terörist ilan edilirken ironik biçimde 2015 yılında dünyada ölen insanların % 85’ini Müslümanlar oluşturuyor. Eğer beyninizi çıkartıp bir kavanozda muhafaza etmiyorsanız ortada dönen ciddi çarpıklıklar kafanızı bulandırmış olmalıdır.



Haritada yer alan Filistin-İsrail arasında ki toprak dengesinin yıllara göre değişimlerini çok iyi inceleyin. Ve şu soruları kendinize ısrarla sorun. Nasıl oluyor da 20 yüzyılın başında nüfusun % 8 civarını Yahudilerin oluşturduğu bir coğrafyada kurulan yahudi devleti 100 sene içersinde Filistin topraklarının nerdeyse % 85 ‘ini işgal ediyor da her tarafa demokrasi götürenlerin umrunda olmuyor ??? Kıytırıktan bir kınama olarak bile. Dünyada hepi topu 15-18 milyon yahudi varken nasıl oluyor da Amerika ve Dünya  bunların her yaptığına TAMAM diyor. Ne dinleri, ne dilleri ne de milletleri bir. Peki neden ???


(Nisa 160-161)

Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helal kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkar edenlere de acı bir azap hazırladık.


Sayılar 19: 2-6 "Tanrının buyurduğu yasanın kuralı şudur: İsrailliler'e size kusursuz, özürsüz, boyunduruk takmamış kızıl bir inek getirmelerini söyleyin. İnek Kâhin Elazar'a verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp önünde kesilecek. Kâhin parmağıyla kanından alıp yedi kez Buluşma Çadırı'nın önüne doğru serpecek. Sonra Elazar'ın gözü önünde inek, derisi, eti, kanı ve gübresiyle birlikte yakılacak. Kâhin biraz sedir ağacı, mercan köşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak. 

Sayılar 19: 9 "Temiz sayılan bir kişi ineğin külünü toplayıp ordugahın dışında temiz sayılan bir yere koyacak. İsrail topluluğu temizlenme suyu için bu külü saklayacak; bu, günahtan arınmak içindir.



l



h



Resûlullah (s.a.v.) :

Horasan'dan siyah bayraklar çıkacak. Bu bayrakları hiçbir şey geri çeviremeyecek ve mutlaka İlya'ya (Kudüs şehrine) dikilecek.

[Tirmizi, Fiten 79, (2270)(4421)]


(Nisa 160-161)

Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helal kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkar edenlere de acı bir azap hazırladık.


Yahudilere göre mesih devri öncesinde;

  • Mesih devri yaklaşırken şeytanın gücü doruk noktasına çıkacak, felaketler çoğalacak fakat Yahve şeytanı yenecek, İblislerin hepsini yok edecek, kötülüğü kökten kazıyıp atacak, ebedi hayat, neşe ve barışı getirecek kendi krallığını kuracaktır.
  • Allah’ın düşmanı olan kuvvetler Kudüs’e saldıracaklardır. Kudüs harap olacak, yabani eşeklerin gezinti yeri, sürülerin otlağı olacak. Babilliler İsrail ülkelerine ayak basacak, Fars atları İsrail mezarlarını çiğneyecektir.
  • Dünya milletleri birbirlerine saldıracaktır. Ürdün Nehri’nin suları kana dönüşecek. Fars Kralı Arabistan’a hücum edecek, Arabistan Kralı da Roma’yı vuracak.
  • Güneş kararacak.
  • Dünyaya dinsizlik ve ahlaksızlık hâkim olacak. İnsanlarda utanma hissi azalacak, pahalılık artacaktır. Ülke zındıklığa dönüşecek, hakka fazla kulak verilmeyecek, âlimlerin meclisi fâhişeler yuvası olacak. Tevrat âlimlerinde bilgi kalmayacak, oğul babasının şerefini düşürecek, kız annesine, gelin kaynanasına karşı gelecek.
  • Felaketler birbirini kovalayacak; savaşlar, hastalıklar ve pahalılık insanları saracak. Dünyanın verimi azalacak, ülke çöle dönecek, tarla ve bağlar bakımsız kalıp, dikenler, çalılar yetişecektir. Sınır halkları sefalet içinde şehirden şehre dolaşacak, yüzlerine bakan olmayacaktır.
  • İnsanların nesilleri kesilecek.