İNANÇ (110)

 Karşılıklı gülüştükten sonra konuyu dağıtmak isteyen Kaan’ın kulağı televizyonda ki habere takıldı. “Türkiye’nin ilk yerli otomobili olan Devrim’in sergilendiği yeni Tülomsaş Müzesini kısa sürede 105.234 kişi ziyaret etti.” Haberi dikkatle izledikten sonra :

KAAN : Ya bunun filmini izlemiştim de çok hüzünlü bir öyküydü be. Hikayesini biliyor musunuz ?

MÜMTAZ : Elbette biliyorum. Vecihi Hürkuş‘un da, Nuri Demirağ‘ın da, Nuri Killigil‘in de, Şakir Zümre‘nin de trajik hikayelerini biliyorum. Yalnız siz öyle bir söylediniz ki sanki sadece güzel ve dokunaklı senaryosu olan sıradan bir filmmiş gibi. Oysa ülkemizin karanlık tarihinin acı bir vesikası.

KAAN : Yok canım haksızlık etmeyin. Vecihi Hürkuş’u ve Nuri Demirağ’ı ben de duymuştum ama diğerlerini duymamıştım. Bu arada karanlık tarih ile kastteğiniz nedir ?

MÜMTAZ : Yani siz diğerlerini de tam duymamışsınız sanırım bunu sorduğunuz göre. Durun size bilgisayarımı açıp bir kaç resim göstereyim.

MÜMTAZ : Bunlar tamamen kendi imal ettikleri uçak filoları, kendi yetiştirdiği pilotları olan Vecihi ve Nuri beyler. Bu kadarını zaten biliyorsunuz. Ama neden üretime devam edemediklerini ve neden bizim de bugün bir Boeing ya da bir Airbus gibi uçağımızın olmadığını biliyor musunuz ? Yurtdışında başarıyla sertifka almış uçakalarına neden lisans verilmedi ? Neden siparişleri bile almışlarken ihracat yapmalarına dahi izin verilmedi ?

MÜMTAZ : Ya da Nuri Killigil beyin savunma sanayisinde havan mermilerinden uçaklarda kullanılan bombalara kadar türlü çeşit üretim yapabilen, zamanının ötesinde ki dizaynı ile tüm polis ve bekçilerin beylik tabancıları olarak kullanılan tabancaları üreten tesislerini kim neden kilit vurdu ? Gizlice üretime devam eden Nuri beyi fabrikasına sabotaj düzenleyerek şehit edenler kimlerdi ?

MÜMTAZ : Ya da uçaklarda kullanılan bombalardan denizaltında kullanılan torpidolara kadar her çeşit patlayıcı imal edip ihraç eden Şakir beyin üretimine neden son verildi. Adamcağızı en sonunda soba üretmek zorunda bıraktılar, soba !!!