Z JENERASYONU

 

 

“ Yeryüzünde bulunan asillere, güçlülere, efendilere, hükümdarlara karşı tüm yapılmış olanlar, yahudilerin onlara yaptıkları ile karşılaştırıldığında bir hiçe dönüşür. Bu inançlarına bağlı insanlar (yahudiler) ancak, düşmanlarının ve topraklarını ellerinden alanların değer yargılarında meydana getirecekleri radikal değişimler ile tam olarak tatmin olabilirler. Söylemek gerekir ki en manevi rövanş da budur... „

“ Yahudiler ile başlayan ve tarihi iki bin yıl öncesine dayanan ahlaka karşı baş kaldırıyı artık göremiyoruz çünkü zafer kazanılmıştır. „

Friedrich NIETZSCHE

Ahlakın Soy kütüğü Üstüne, Bölüm 7 (On the Genealogy of Morals, Section 7)


Tanrı öldü kitabının yazarı pos bıyıklı oksijen israfı Nietzsche, bozuk saat misali nadiren doğruyu gösterdiği anlardan birinde bu tespitleri yapmıştır.  Nietzsche efendi bunları söyledikten sonra geçen 100 sene içinde ve özellikle bunun son  50 yılında insanlık, logaritmik olarak inanç kavramından ve bunun sonucu olarak da fıtratından ve erdemlerinden hızla uzaklaştırılarak kendini yok etmenin eşiğine getirilmiştir.



Ekini ve nesli yok etmek için çabalayan, insanlığı ıslah edeceklerine ve yeryüzüne düzen getireceklerine inanan siyonist çete, ellerinde ki büyük medya gücü ile zehirlerini özgürleşme, modernizm gibi türlü ambalajlar ile insanlığın damarlarına zerk etmektedir. Bu çetenin kabalist inançları gereği dünyanın ahlaken dibe vurması, insan neslinin kesilmesi ve büyük kıtlıklar, savaşlar vs. ile milyarlarca insanın ölmesi gerekmektedir. Ahlakın dibe vurması için toplumun ifsad edilmesi gerekmektedir. Toplumun ifsadı için ise önce aile kavramının yerle bir edilmesi gerekmektedir.



 (Kart 1 : Just Say No = Her şeye karşı çıkan asi bir nesil (Kart 2 : Straigthen Up = Önceki nesillere ve değerlerine düşmanlaşma).  (Kart 3 : Family Values = İçi boşaltılan aile kavramının maddiyata indirgenmesi ) (Kart 4: Shock Jocks = Değerleri yok eden mizah anlayışı )

Örneğin 4. kartın konusuna kendi hayatımdan küçük bir örnek vereyim. Kartın metninde bir kimsenin annesi hakkında yapılan uygunsuz esprilere dem vurulmaktadır. Liseyi okuduğum okul yatılı ve gurbetçi vatandaşlarımızın çocuklarının çok olduğu bir okuldu. Bu çocuklar büyüdükleri kültürün etkisiyle esprilerinde sürekli olarak karşısındakinin annesine laf çarptırırlardı. Anne gibi kutsal bir kavrama dil uzatılması bizim gibi Türkiye'de büyümüş çocuklar için kabul edilemez olduğundan işin sonu kavgaya varırdı. Maalesef batının balçık kıvamında ki ahlaksızlığı artık bize de bulaşmış olduğundan lise seviyesinde ki gençler kendi anneleri hakkında bile, ağızlarından değil akıllardan bile uzak olması gereken ifadeler kullanabiliyorlar.

Aile kavramının yok edilmesi için diğer çok önemli konu hiç şüphesiz koşulsuz özgür cinselliğin meşrulaştırılıp yaygınlaştırılmasıydı. Bu noktada görev Alfred Kinsey adında Rockefeller Foundation  tarafından finanse edilen bir sapığa verildi. 


https://rockfound.rockarch.org/kinsey-reports


1947'de İndiana Üniversitesi bünyesinde, Cinsellik Araştırmaları Enstitüsünü kurup, 1948 yılında aldatmaca ve saptırmacalarla dolu olduğu sonradan ortaya çıkan bir araştırma raporu (kinsey raporu) yayınladı. Medyanın büyük ?! ilgi göstermesi neticesinde 1955 yılında araştırmanın ikinci etabının sonuçları yayınlanınca Amerika Barolar Birliği, Amerika ceza kanunlarını değiştirmek zorunda kaldı. O güne kadar Amerikan ceza sisteminde suç olarak kabul edilen zina, çocuk erotizmi, kürtaj, evlilik öncesi cinsel ilişki, karı-kocaların birbirlerini aldatması ve eş cinsellik suç olmaktan çıkarılıp, normalleştirildi.



Aynı zamanda porno filmler de çeken bu manyak, bugünkü kurumsal porno sektörünün de kurucusu kabul edilmektedir. Öyle ki cinsel yozlaşmanın tamamlanması için eş zamanlı olarak 1953 yılında piyasaya sürülen Playboy dergisinin sahibi Hugh Hefner şöyle der : "Kinsey araştırmayı yapan kişi, ben ise cinsel özgürleşmenin haberlerini aylık bir dergi ile yayılmasını sağlayan broşürüydüm." 



Önceleri basılı ve görsel neşriyat ile başlatılan, günümüzde ise dijital ortamda sayısız porno site üzerinden hızını arttırarak yol alan bu ahlaksızlık kampanyası, insanları doyumsuz ve sınırsız hazların peşinde koşan hedonist seksomanyaklar olmaya sevk etmeye devam ediyor. (Kart 1 : Girlie Magzines =Porno yayınlar (Kart 2 : Swingers = Eş değiştirmeli grup seks yapan çiftler 

Kadını aşağılık bir et parçası haline getiren bu iki yüzlü düzen, aile kurumunun yok etmenin son merhalesinde bu kez sürekli güçlü ve bağımsız kadın imajı pompalayarak hem kadını yuvasından ve çocuklarından kopartmakta hem de kadın-erkek çatışması yaratarak aile kurumunun dibine son dinamiti koymaktadır. (Kart 4 : Feminists = Feministler 



Subliminal mesajlar, porno yayınlar vs. türü çeşit yolla insanlar sürekli seks merkezli düşünmeye güdülenirken sırada ki hedef seks kavramını herkesle beraber yemek yemek su içmek gibi hayatın sıradan bir parçası haline getirmektir. Bu noktada odak noktası z jenerasyonudur. Aşık olmak kavramı bugün artık bırakın ilkokul anaokulu çocukları için bile son derece sıradanlaştırıldı. Bunu küçük çocukların tertemiz duyguları diye ambalajlarken da diğer yandan da yasal seks yapma sınırı sürekli olarak aşağılara çekiliyor. Bakın yukarıda ki görsel bugün avrupada ki kanun nezninde seks yapmanın legal olduğu yaşları görüyorsunuz. Ortalama 14-15 gibi gözüküyor. Geçen yıl tüm Avrupa Birliği'nde bu yaşın 13'e çekilmesi için önerge verildi. Er geç çekecekler. Sonra da daha da aşağısına. Ta ki yaş sınırı kalmayana dek.

Seks yapmak için bırakın evli olmaya sevgili olmaya bile gerek yok. Tek gecelik ilişkiler ya da fuck buddy gibi hayvani çiftleşme metodları son derece sıradan hale geldi. Kurulan sistemde, erkek yaratılışsal olarak düşkün olduğu sekse yapmaya çok kolay ulaştıkça kadını sevmeyi unuttu.  Erkek kadından uzaklaştıkça kadın yaratılışsal olarak düşkün olduğu sevilmeyi erkekte bulamadıkça o da erkekten uzaklaştı. Bu kısır döngü karşılıklık olarak birbirini tetikleyerek devam ediyor. Siyonist çete kadın-erkek ilişkisini bozmayı başardığı tam bu noktada bu kez de homoseksüelliği sanki çok normal bir şeymiş gibi pompalamayı arttırarak devam ediyor.   (Kart 3 : Gay Activists = Eşcinsel aktivistler 



Cinsiyet Devrimi (Gender Revelution) temalı özel sayısında gençlerin cinsiyet değiştirmesini ballandıra ballandıra anlatan Nelson Rockefeller'in himayesinde ki National Geographic isimli manipülatif dergiyi örnek olarak verelim. Kapakta yer alan ve sadece 9 yaşında olan Avery Jackson 'ın cinsiyet değiştirme sürecine 4 yaşında başladığını okuyoruz dergide. Burası artık sözün bittiği yer...

Asıl konumuz olan algı ve manüpilasyon kavramları üzerinden son yıllarda izlediğiniz dizi ve filmleri şöyle bir gözünüzün önünden şöyle bir geçirin. Filmin veya dizinin konusu her ne olursa olsun mutlaka ama mutlaka abartılı ve uzun seks sahneleri veya eş cinsel bir çift göreceğinizin teminatını veririm. 

Kardeşlerim !

Rabbimiz'in bizleri, sözleri ile kulaklarımızı okşayan fakat gizli kapaklı eylemleri ile gıdayı ve insan neslini yok etmeye  uğraşan güruh hakkında uyarmakta olduğunu söylemiştik. İşte siyonist çetenin tüm bu çabaları neticesinde evlilik ve doğum oranları taban yaparken, aldatmaların, boşanmaların, arada kalıp tramva yaşayan çocukların sayısı ile toplumun yaş ortalaması tavan yapmakta, insanlık adım adım yok oluşa sürüklenmeye devam ediyor. Şimdi kısaca bir de işin gıda kısmına göz atalım.




Petrolü kontrol edersen ulusları, gıdayı kontrol edersen insanları kontrol edersin.

Henry KISSINGER


Yaklaşık 50 yıldır Beyaz Saray' a demir atmış olan gölge başkan yahudi Henry Kissenger'in sözlerinden de anlayacağımız üzere bu ifsadçı çete efendileri şeytandan aldıkları direktifler doğrultusunda Allah'ın yarattıklarını değiştirmek için laboratuvarlarda gece gündüz çalışmaya devam etmektedir. Bu çalışmalar neticesinde elde edilen transgenetik yani daha bilinen adıyla genetiği değiştirilmiş organizmalar fast food zincirleri vs. vasıtasıyla bizlere servis edilmektedir.

Not 1: Bu adamın hayatını biraz araştırdığınızda nasıl bir ruh hastası olduğunu anlamanız çok zaman almaz. Ve bu adam Nobel Barış Ödülü sahibidir. Şu bile nasıl bir dünyada yaşadığımızın kanıtıdır.

Not 2:  Ayeti kerimede boş hayaller peşine düşüp Allah'ın yaratılışını değiştirecekler ve hayvanların kulaklarını yaracaklar ifadesine ayrıca dikkatinizi çekmek istiyorum. Ölümsüz android bedenler, yapay organlar, genom araştırmaları vs. ileride değineceğimiz konular olsa da ayeti kerimenin mucizevi biçimde işaret ettiği üzere bu araştırmalarda elde edilmesi kolay olduğu için hayvanların kulak kıkırdakları yarılarak alınan doku kültürleri sıklıkla kullanılmaktadır. 


GDO' lu tohum konusunda tekel olan ve en büyük müşterilerinden biri Coca Cola olan trilyon dolarlık firma Monsanto'nun ürünlerinin kanserojen olduğun defalarca ispatlanmıştır. Konu detaylı ve uzun olduğu için ayıla bayıla yenilen fast foodların ve bilimum gıda sektörünün ardında nasıl şeytani bir düzenin olduğunu görmeniz için sizlere bir kaç belgesel bir de kitap önereceğim. 



Gıdayı ifsad edenlerin nihai amaçlarının başında nesli yok etmek olduğunu ayeti kerimeden öğrenmiştik. Duyunca şok olur musunuz bilmem ama yapılan araştırmalara göre son 40 yılda batıda yaşayan erkeklerin boşalma başına toplam sperm sayılarının düşüş tam % 59,3 . Bununla birlikte Asya, Afrika gibi şeytani çetenin şerlerinden nispeten uzak kalan bölgelerde ise kaydadeğer bir düşüş gözlenmemiş. Yorumu size bırakıyorum.

SPERM ARAŞTIRMASI


 



 Nedir bu jenerasyonlar ile kastedilen öncelikle X ve Y jenerasyonları üzerinden ona bakalım ;

X jenerayonu : 2018 yılı itibariyle alt yaş sınırı 50 diyebileceğimiz nesildir. Bu nesil popüler kültürden, dijital dünyadan ve bunlara ilişkin kavramlardan tamamıyla uzaktır. Hayatının temelinde mutlu bir aile kurmak vardır. Aile kavramının önemini bildiğinden bireysellikten ziyade toplumsal refleksleri ön plandadır. Boşanmalar nadir görülür. 20-30 senelik dostları olan pek çok insan vardır. Mensubu oldukları dini tam olarak bilmeseler de inançları hayatlarında önemli bir yere sahiptir. Dinlerine körü körüne inanırlar ve aksi yönlü propagandalara kulak tıkarlar. Yaşın kemale ermesiyle dünyada olup biten siyasi ve dini olayları takip eder ve mümkün mertebe gerçekçi bir gözle yorumlarlar. Yukarıda bahsettiğimiz  insanoğlunun kendi kendini nasıl yok edişi karşısında hayıflanırlar.

Y jenerayonu : 2018 yılı itibariyle alt yaş sınırı 30 diyebileceğimiz nesildir. Bu nesil arada kalmış nesildir. Ebeveynleri olan X jenerasyonu ile çatışma halindedirler. Aile kavramı da, dostlukları da, inançları da sallantıdadır. Bireysellikleri çok daha ön plana çıkartıldığı ve fedakarlık kavramını yitirdikleri için ne evliliği ne dostluğu uzun süre sürdüremezler. Çocuk büyütmekle uğraşamazlar. Evcil hayvanları üzerinden psikolojik bozukluklarını ve içgüdüsel evlat hasretini baskılamaya çalışırlar. Bugünlerde İngiltere'de 9 milyon yalnız insan olduğu için kurulan ismi bile trajik olan Yalnızlık Bakanlığı' nın geriatrik engellli ebeveynleri ile birlikte hedef kitlesini oluştururlar. Büyürken ebeveynlerinden aldıkları dini motivasyon ve her insanda yer alan yaratıcıyı bulma dürtüsü sebebiyle inançsızlık batağına bodoslama düşmezler. Ancak tüm dinleri yok etmeye yönelik propagandadan nasiplerini almış olduklarından ve din kavramına karşı ön yargılı hale getirildiklerinden bu duruma genelde iki şekilde reaksiyon verirler. Ya sahip oldukları inancın formatını değiştirip kafalarına göre bir yeni bir din icat ederler (evrim teorisine inanan hristyan ya da müslümanlar gibi) ya da ve adına varoluşsal sancı denilen tramvatik bir haleti ruhiyede senkretik dinler (budizm, new age vs.)deizm, agnostisizm arasında iki arada bir derede gidip gelirler. Dünyada olup biten siyasi ve dini olayları yarım kulakla takip etseler de yorumlamak konusunda bocalarlar. Çünkü insanoğlunun medeniyet olarak geliştikçe mutluluğunun sürekli artacağı şeklinde yönünde koşulsuzca güdülenmişlerdir. Ancak sözüm ona gelişmiş medeni ?! ülkelerin tekelinde günümüz dünyasında insanoğlunun neden gün geçtikçe daha da mutsuzluğa süreklendiğini ya da başta orta doğuda görüleceği üzere her türlü musibetin altından neden bu medeniyet simsarlarının çıktığını anlamakta zorlanırlar.

Çiftdüşün



Z jenerayonu : 2018 yılı itibariyle alt yaş sınırı 10 diyebileceğimiz nesildir. Popüler kültürün esiri olmuş olan bu nesil dijital dünya

Bu yazdıklarım ve takribi yaş aralıkları daha çok batı medeniyeti göz önüne alınarak yazılmıştır. Zira iyi hususlarda olduğu gibi kötü hususlarda da batının gerisinden gelmekteyiz. Şu da var ki peşleri sıra azimle arkalarından yürümeye devam ediyoruz.



Bu siteyi hazırlarken karşıma dikilen en büyük zorluklardan biri bahse konu bu jenerasyon farklarıdır.


 

 


 


 



 


 


Kardeşlerim !

Maruz kaldıkları algı yönetimleri neticesinde kendilerinin değil başkalarının doğrularına inandırılan, kendilerine dayatılan çağdaş ve ideal hayat prototipi ile tabiri caizse embesilleştirilen, bu prototipin dışına çıkmaktan ödü kopan insan yığınları oluşturulmaya gün be gün devam ediliyor. Bu öyle komik bir durum ki saçının şeklinden ayağında ki ayakkabının markasına kadar başkalarının karar verdiği tek tip insanlar kendilerinin marjinal olduğunu sanıyorlar. İnsanlar tek dertleri daha fazla beğenilmek olan ve bunun için her şeyi yapabilecek egomanyaklar haline getiriliyor. Yönetilmeye ve güdülmeye programlanmış aklı boş, ruhu boş, baştan ayağa çelişki, baştan ayağa tezat insanlar. Tıpkı toplumun kapkaranlık haline ve gidişatına ayna tutan Black Mirror dizisinde anlatıldığı gibi. Ne hikmetse bu diziyi izleyip söylediklerine hak veriyoruz. Ancak hiç üstümüze alındığımız, yahu bunun bir parçası da benim dediğimiz yok. Yüce Allah'ın bize sorduğu soruyu hiç kendimize hiç sormuyoruz :



Olayın MK Ultra ya da Tavistock Enstitüsü gibi kişilik kavramını tamamen yok edip tekrar programlamaya, insanlara biyonik çipler takıp robotize köleler haline dönüştürmeye yönelik uzantıları da vardır ki bunlar artık sözün bittiği yerlerdir. Yahudi Fringe



 



Nefsinin arzularına tapanların, şeytanın kendine telkin ettiği doğruların peşinden gitmeye devam edenlerin, yolun sonunda firavunlardan bugünlere nefislerini nasıl gerçekten de ilah edindiklerini ve sizi de oraya sürüklemeye uğraştıklarını göstereceğim inşallah. Peki nereye mi sürükleniyorlar ?



Kitap evlerinde gözümüze sokulan verdiğim kitapları veya türevlerini okuyup koluna gördüğümüz dövmeyi yaptıran arkadaşın kafasına ulaştınız mı işlem tamam demektir. Peki nasıl bir kafadır bu kafa ?



Fringe Marvel



k




 Tempore patet occulta veritas Zaman gizlenmiş gerçekleri su yüzüne çıkartacak